o güven, o an

o güven, o an

kafamı telefondan şöyle bir kaldırınca gördüm onu, otobüsün penceresinden. karşıdan karşıya geçiyordu, elinde dolu bir çay tepsisiyle. sanki dünyanın en önemli işlerinden birini yapıyordu ve o çaylar birinin hayatını kurtaracaktı. özenle taranmış saçlarını hafif esen rüzgarda şöyle bir savurdu ve gözleri dedi ki; “kimse bu tepsiyi benden daha  iyi taşıyamaz.” o an ihtiyacım olan tek şey “o” güvendi. taşıdığım ister bir tepsi olsun, ister kolumun altında dosyalar; gereken sadece ondaki “o” güvendi. hiçbir zaman bilemeyecek olsa da, bugün bana yardım etti. iyi ki karşıya “o” an geçti.

One Response to “o güven, o an”

  1. onur diyor ki:

    kafasını telefondan şöyle bir kaldırınca gördüm durakta yalnız bekleyen insanlar içerisinde,duraktaki yalnızlarla. karşıya geçmek istemedim o an onu görünce bi çaya hasret yüreğim. sanki dünyanın en anlamsız kargaşası içerisindeydim, sabah aynaya bakmadan çıkmıştım oysa ki evden. ama her sabah otobüsün penceresinde onu görebilmek umuduyla tarıyordum saçlarımı en pahalı jölelerle. ve o tepsi benim ulaşılmazlığım oldu. utandım, döktüm bütün çayları yere, gönlüm savruldu her yana.

Leave a Reply

Premium Wordpress Themes